Reklam Eleştirileri / Pazarlama Fikirleri
Sakin bir pazar günü… Adalar - Bostancı vapurunun açık güvertesinde oturuyor, yeni çıkan ve sigara tiryakilerini belkide en fazla hüsrana uğratan yasak sebebiyle içemediğiniz sigaranızın hayalini tüttürüp çayınızı yudumlarken, alt güverteden elinde iki tane torbayla bir adam geliyor. Kendine boş ve herkesin görebileceği bir alan seçip ilk önce yavaşça, sonra da yüksek bir sesle “Baylar bayanlar! İzninizle birkaç dakikanızı alacağım. Şu elimde görmüş olduğunuz..” diye başlayıp, yolculara limon sıkan enteresan bir huniyi tanıtıyor.. Büyük süpermarketlerde 3-5 YTL olan bu aleti 2 tanesini 1 YTL ye veriyor üstelik satıcı. Yılların eskitemediği bir kareyi izliyoruz bizde vapur ahalisi olarak. Ne kadar klişe, ve aynı zamanda ne kadar güzel bir pazarlama yöntemi…
Sokak pazarlamacığının en büyük problemi insanların sizi görmezden gelip yollarına devam edebilmeleridir. Bu sadece sokakta herhangi birşey satan bir satıcı için değil, bina boyu afiş veren koca koca holdinglerin bile sorunudur. Kitleniz sizi hiç umursamadan geçip gidebilir. Ancak sınırlı alan reklamcılığında bu durumun tam aksi vukuu bulur. Tıpkı okunacak gazetelerimizi bitirmiş biz ve ilgilenecek başka birşeyi olmayan birçok vapur yolcusunun bağıra bağıra limon sıkacağını satan adamı 4-5 dakika dinlememiz gibi, sınırlı alana reklam veren firmaların reklamları da herzaman için normalden daha fazla insana ulaşır. Trafiğin sıkışık olduğu arterlerdeki köprülerin yanakları, vapurların iç ve dış alanları, pisuvarların önleri sıralanabilecek en basit örnekler olabilir… Bu sınırlı alanlarda insanları reklama daha uzun süre maruz bırakabilir reklamcının afişi.. Ve bu, tam olarak sınıflandırmak zor bile olsa gerilla denebilecek bir tarzda, en eski ancak en etkili reklam mecralarıdan biridir.
Bu alanların çoğunun güzel bir şekilde değerlendirildiğinide görüyoruz son zamanlarda.. Sadece şu pisuvarlar biraz kafa kurcalıyor, neden tutulmadı diye. Oysa sağlıklı bir erkek ortalama 22 saniye boyunca pisuvarın önündeki duvara bakıyor anlamsız gözlerle… Bundan başka kaç tane reklam mecrası var erkeklerin zorunlu olarak 22 saniye boyunca baktığı?
Hayatımızın her anında karşımıza çıkan bu ufak ama değerli reklam alancıklarını daha iyi değerlendirmeli reklamcılar. Her ne kadar bizler çılgınca reklama mağruz kalıp, bazen bilinçsizce bile olsa reklamlara göre hareket etsekte..
Vapur gerillamızın sattığı limon sıkacağını da bu kadar bahsettikten sonra vermezsek olmaz;
Ne derseniz, vapurlar gibi başka yerlerde de türermi bu gerillalar?
Reklam eleştirileri ve Pazarlama Fikirleri merkezi Reklamania'ya hoşgeldiniz! Sokaklarda hergün gördüğümüz reklamlara biraz farklı gözlerle bakmaya çalışacağız bu sitede. Detaylı reklam analizleri, eleştirileri hazırlayacağız sizlerle birlikte. Zaman ilerledikçe markaların ya da reklam fabrikalarının ürettikleri üzerine projeler geliştireceğiz. Reklamların arkaplanlarını araştıracağız. Daha da deşip, kurcalayıp, hangi ajans yapmış, neden böyle yapmış sorularının cevaplarını, varsa (ki çoğu zaman var) yurtdışı örneklemeleriyle birlikte cevaplamaya çalışacağız. Biryandan da pazarlama yöntemleri, ilham alınacak fikirler, ve ayakta alkışlanacak işler bulup, araştırıp sizler ile paylaşacağız.
Yorum yazayım diyenler üye olabilir, bir reklam eleştireceğim diyenler de üye olduktan sonra iletişim formundan bize haber vererek yazar olabilirler!
Tekrardan hoşgeldiniz.
Blog'umuzda hoşça vakit geçirmeniz dileğiyle...
Content monitored by Copy Alerts
Bir yorum yazın! // Ve bizi desteklemek için sponsor bağlantılarımıza tıklayın!
Yorum yapabilmek için giriş yapmış olmalısınız.