bubble_by_sanalbebek-150x150 Hayvanlar alemi

Havyan milletini oldum olası severim. Köpek olsun, kedi olsun, kuş olmasada olur. Ama genel olarak severim. Onlarda beni severler sağolsunlar. Nerede olsam bulurlar, gelirler, sırnaşırlar. Hatta şu an bilgisayarım karşısında bunları yazarken bile Nişantaşı Starbucks’ın kadrolu kedileri ayaklarıma dolanıp, durduk yere kucağıma çıkmaya çalışıyorlar.

Sonuç; hayvan milleti ile sevişiyoruz karşılıklı. Hep de faideli oldu bu sevgi!

Diyeceksiniz yine nerden çıktı bu yazı ne alakası var, biz reklam okuyacaz diye giriyoruz bu bize kedi köpek anlatıyor. Tamam, sakin. Geliyorum konuya.

dsc03713-150x150 Hayvanlar alemiBir maruzatım var. Bilenler biliyordur, bir süredir Online Pazarlama ve Reklamcılık üzerine uzmanlaşmış bir şirkette SEO Uzmanı ve Müşteri ilişkileri bölümünde çalışıyorum. Yoğun bir tempo var hep. 1.5 - 2 yıldır düzenlediğimiz bir Arama Motoru Optimizasyonu Eğitimimiz var. Aslında Türkiyede pek kimsenin bilmediği, değerini anlamadığı, anlayanlarında piyasayı maymuna çevirdiği bir konu bu SEO işi. Biz de bu işi çoluk çocuğun elinden kurtaralım, insanlar kendileri yapsınlar, yapamıyorlarsa da bizim iyi yaptığımıza kanaat getirip bizimle çalışsınlar diye düzenliyoruz bunları. Hani doktorlar reklam yapamazlar ya, onun yeri bilgi alabileceğiniz online platformlar oluşturup bildiklerini kanıtlarlar, güven oluştururlar. Bizde buna benzer bir yol seçtik. Başardık da aslında.

dsc03714-150x150 Hayvanlar alemiAncak tanıtım daha efektif nasıl yapılır onu düşünüyoruz bir süredir. Daha geniş platformlara nasıl açılırız, nasıl bu işi bildiğimizi, insanlara kanıtlayabiliriz.

En temel reklam kanallarımızdan biri olan mass e-mail reklamlarından aldığım bir geri dönüş ile ilgili yazacaktım aslında ama çok uzun bir prelude oldu sanırım. Konuya giriyorum;

Saat 4 civarı bir telefon geldi, eğitim hakkında uzun sorular sordu bir bayan, tatmin olduğuna inandığım cevaplar verdim. Ancak eğitimi pahalli buldu. Bir süre daha daha ucuzunun bulunmadığına dair iddalarımı sürdürsem de, vazgeçti. Tam kapatmak üzereyken; arkadan bir miyav duydum. Henüz kapanış satırlarına geçmediğimiz için sordum;

- Kediniz mi var?
- Evet, ama biraz yaramazlık yapıyor özgür bey.
- Kedilerin genel alışkanlığı o (gülüşmeler) ırk, cins?
- Van kırması.
- Pek güzel, benim kızım da van kırması, gözler başka başka renklerde.
(Arkada bir miyavlama daha, ama bu sefer acı. Canının yandığını düşündüm nedense..)
- Kedinizin bir sorunu yok ya? Yanlızlığa pek dayanıksız oluyorlar.. (Söylerken hata yaptığıma inandığım bir laftı. 1. sanane? 2. ya kendisini kedisiyle ilgilenmediğini suçladığımız düşünürse?) (İnanın düşünenler var.) (Ama beklenmedik bir cevap;)
- Nerden bildiniz? Sorunu yanlızlık mı?
- Gözleri kızarıyor benim kızımın çok yanlız kalınca. Ve pek tüy döküyor.
(Sessizlik. Sanki söylediklerime karşı çıkacak gibi geldi bir an. Ancak;)
- Demek hepsi aynı dertlerden muzdarip. Size eğitim ile ilgili geri döneceğim. Ancak sanırım kızımla ilgilenmem lazım şimdi.
- Ne demek Gülçin hanım, Cevabınızı bekliyoruz…

Ve kapattık telefonu. Bilmiyorum geri dönecek mi, ya da eğitimimize gelicekmi. Ancak artık az önce aldığı mailde gördüğü şirkette kendisi gibi bir kedi (ya da genellemek gerekirse hayvan) sever biri çalışıyor. Bu sefer olmazsa, başka sefere, eğitime olmazsa başka birşeye. Ancak bu firmayı unutmayacak.

Anladım ki müşterileriniz ile kendinizi ne kadar insanlık tabanında yakınlaştırırsanız, size (aslında nedensiz) bir güven duymaya başlıyorlar. Bugün hayattan alacağım derslerden biri buymuş…

Diğerini başka bir yazıya saklamalı belkide..

Hayvan milletini sevin… Onlar sizi genelde seviyorlar çünkü…